Posted by erisfamily | Posted in Genel, Sağlık ve Kontroller | Posted on 14-07-2010
Etiketler:40.gün, allerji, gelişim
Kızımızın bugün 40. günü. Kırkı çıktı sonunda
Eskiler kırkı çıkmadan dışarı çıkartmazmış bebeği, biz ilk haftadan itibaren dışarı çıkmaya başlamıştık (kapalı yere hiç gitmedik). Artık kırkı çıksın diye bekleyen aileler yok diye biliyorum.
Minik kızımızın yüzünde son 2 haftadır allerji olduğunu düşündüğümüz minik kırmızı noktalar çıkmaya başladı. Yüzü, kafa derisi, boynu, kulakları her yanı kıpkırmızı. Öncelikle ben yediğim içtiğim şeyleri gözden geçirmeye başladım. Günlük olarak Elevit (vitamin) ve balık yağı kullanıyorum. Bunlara ilave olarak Mustela’nın gıda takviyesini kullanmaya başladım. İçeriğinde %80 balık yağı içerir yazıyor. Sanırım günlük limitin dışına çıktım, bana bir zararı olmadı ama bebeğimin allerji olmasına sebep oldu. En azından ben öyle olduğunu düşünüyorum.
Yüzündekileri göstermek için bugün doktorumuza uğradık. Neden olabileceğini tam söyleyemedi (e allerji bu, ne zaman neyin reaksiyon göstereceği beli olmaz, lisedeyken oralet yüzünden tüm yüzüm 5 dakika içersinde şişmiş, gözlerim kapanmıştı ve bu şişler tam 1 ayda inmişti) Yüzünü sık sık temizleyin, sabah akşam Avil krem sürün dedi. Biz çok gerekmedikçe ilaç kullanma taraftarı değiliz, krem de olsa kullanmamaya karar verdi. Ben aldığım ilaçları bıraktım, yüz temizliğine daha fazla dikkat edeceğiz, bakalım ne kadar sürede düzelecek ufaklık.
Hazır gitmişken Nil’i tarttı hemşireler. 4.950 gr. olmuş ufaklık. 9 günde 500 gr. almış, nazar değmesin kio konusunda iyi gidiyoruz.
Gaz sancılarımız biraz daha düzelmeye başladı sanki. Neo Baby kullanıyoruz 9 gündür, Nil daha huzurlu gibi görnüyor. En azından günlük ağlama nöbetlerimiz 18:00 – 21:00 arasına kaydı. Gün boyunca uyuma periyodumuz yarım saati pek geçmiyor. Yarım saatte bir 5-8 dakika emiyor Nil. Daha sonrasında 15 dakika gaz çıkartmaya çalışıyoruz sonra tekrar uyuyor. Saat 17:30 gibi uyanıyor ve genelde 22:00′a kadar uyumuyor. Koltukta benim başım düşüyor uykusuzluktan ama ufaklık cin gibi etrafına bakmaya devam ediyor.
Sanırım çok gezen bir kızımız olacak, Nil ağladığında babası onu kucaklayıp evde tur atıyor, o zaman sakinleşiyor ve susuyor. Ama 5 kilo ile kaç saat ayakta gezebilirsiniz ki, bir yerden sonra yoruluyor sevgili ve oturma ihtiyacı hissediyor. Oturduğunda çığlığı basıyor “hadi kalk gezelim sıkıldım” tadında davranıyor
Ah ah bu kız o bar senin bu bar benim dolaşacak hatta telefon açıp “Ben Uruguay’dayım 1 ay sonra gelicem” diyecek
Çektikçe ses çıkartan tırtıl şeklinde bir oyuncağı var Nil’in, onu çalıştırdığımızda dikkatlice izliyor. Oyuncağı sağa sola götürdüğümüzde kafasını çeviriyor gözlerini kocaman yapmış izliyor
Artık gözlerimizin içine daha anlamlı bakıyor, yüzümüzü inceliyor. Yatakta sırt üstü bir uçtan bir uca gidebiliyor (inanılmaz ayaklarıyla tepe tepe gidiyor), başını doğduğu andan itibaren dik tutabiliyordu (çok şaşırmıştık) şimdi daha uzun tutabiliyor kafasını. Kucağımıza gaz çıkartmak için aldığımızda kafasını kaldırıp yüzümüze bakmaya çalışıyor. Sonra bir anda bırakıyor kafasını, biraz ağır geliyor sanırım
Kucaktayken bacaklarıyla üstümüze tırmanmaya çalışıyor, bacak kasları acayip güçlü. Bir anda sakin sakin dururken resmen ayaklarıyla kendini yukarı itiveriyor, zıplıyor adeta (bu kısımda çok dikkatli davranmaya çalışıyoruz, çeneye bıngıldağı denk gelebilir, boş bulunmamak gerekiyor).
Kısacası Nilimiz hızla büyüyor, ileride bugünlerini hatırlamakta çok zorlanacağız sanırım
İyiki varsın minik prenses, hayatımıza renk kattın, bize bir aile olmayı öğrettin, seni çok seviyoruz.




Nidil’e nice 40laraaaaaaaaaaaaaaaaaa
şöyle düzeltelim:
“Ben teyzemle (Barcelona daha iyi) Uruguay’dayım 1 ay sonra gelicem” diyecek